 Geçtiğimiz hafta radikal bir karar alarak,yelken eğitimine katılmaya kalkıştım.Oldukça rüzgarlı bir gündü.Karadan denize doğru esen sert bir rüzar vardı ve açıkça tırsıyordum.Erdek'den bineceğim garip tekne hiç bir şey yapmadan Biga'ya ulaşırmış gibi hazır bekliyordu. Yelken çok amaçlı bir spordur.10 ile 35 yaş arasında ve vucut ağırlığı 90 kiloya kadar olan herkes bu sporu yapabilir.Alçak gönüllü,doğaya saygılı,sabırlı,bilinçli,yenilikçi,dürüst ve saygılı olan herkes tabii ki. Üzülerek söylemeleyim ki,bu şartların hemen hemen hiçbiri bana uymadı.Yaş ve kilodan dolayı kafadan şansımı yitirmiş durumdayım.Doğaya saygılı ve kurallara uyan biri olmama karşın sabır bana uğramamış. Daha önce rüzgar sörfü yapmaya kalktım ama o lanet tahtanın üstünde dik durmayı başaramayınca ilk yarım saat sonunda bu spordan jübilemi yaptım. Bu başarısızlık üzerine işi büyüterek,yelkene geçtim. Eğitim için bana iki saat teorik bilgi verdikten sonra,resimde gördüğünüz yelkenli tekneyi verdiler.Daha tekneye çıkarken garip denizci lisanıyla anlatılan her şeyi unutmuştum bile. İskeleyi,sancağı,tremolayı,apazı,kadırgacı,bucurgatı,floku,balonu,iskotayı dümeni hepsini birbirine karıştırdım. Eğitim teknesi,470 denen olimpik bir yelkenli tekne.Genelde iki kişiyle kullanılabiliyor ve ekibin toplam kilosu 135 kg geçmemesi gerekiyor.Yani ben binince ikinci kişye yer kalmadı.Suç bende değil, hocamın 60 kilo fazlası var !.. Besmele çekip kayıkta uygun bulduğum bir yere oturdum.Hoca arkadan tekneyi iterken talimatlarını sıraladı; "Rüzgarüstü balon ıskotasını, dar apazda, gönder istralyaya dayanacak kadar bırak, böylece flokla benzer bir fonksiyona kavuştur.Orsa açısı max. olur. Pupaya doğru döndükçe rüzgarüstü ıskotası çekilmek kaydı ile rüzgarüstüne taşınmalı, balonu mümkün olduğu kadar arka taraftan gelen direkt rüzgarla buluştur. Pupada r.ü. ıskotasını, gönder omurga hattıyla yaklaşık olarak 120 derecelik açı yapana kadar çek" Buyur burdan yak. Tekne kıyıdan hızla uzaklaşıyor,hoca bir şeyler işaret ediyor,rüzgar tam arkadan yelkenlerimi şişirdi,kayık ok gibi gidiyor.Hemen bir risk analizi yapıp, en iyi öğrendiğim planımı devreye sokuyorum. Yani yelkenlerin bağlarını çözüp bayrak gibi dalgalanır hale getiriyorum. Tekne doğal olarak yavaşlıyor. Bu eylemi yaparken dengesi bozuluyor yan yatıyor.Kafamı direğe çarpıyorum ve düşme tehlikesi geçiriyorum. Dönüp sahile bakıyorum. Hocamın yüzünde umutsuz bir ifade var.Tekneyi döndürmeyi beceremediğim için suya atlıyorum.Bağlama ipini çeke çeke tekneyle birlikte kıyıya yüzüyoruz. Umudumu kaybetmiş değilim.Hocamın verdiği , Kalamış Marina'daki adrese gidip 14 metrelik yelkenlilerde eğitimi sürdüreceğim. Gelecek yaz Göçek'de kiralayacağım yelkenliye ön rezervasyon yaptırdım bile. Ancak yelken lisansı olan üç kişiye daha ihtiyacım var. Yemekleri ben yaparım, orasını merak etmeyin.
|